Haftanın Sergisi 13

-
Aa
+
a
a
a

Haftanın Sergisi – 13

 

Şerif Erol: Karlı soğuk bir gün.

 

Haldun Dostoğlu: Evet, dışarısı felaket, kar yok, tutmamış ama gecenin ne getireceği belli değil.

 

ŞE: Bugün bilebildiğim kadarıyla daha ılık, sıcak zamanlarından bahis açacaksın?

 

HD: Orhan Pamuk son romanını tanıtırken bir televizyon programında şöyle diyordu, “İstanbul bugün 1850’lerden bu yana 2000 yıllık tarihinin en aşağıdaki, en kötü dönemini yaşıyor, en taşralaşmış halini...” Bu cümlesi beni çok etkiledi. Dolayısıyla senin bu ‘İstanbul’un güzel, ılık dönemleri’ ifaden hakikaten hatıralarda kaldı, belki de hiçbir zaman geri dönmeyecek dünyaya hükmeden İstanbul’un o güzel dönemleri. Bu dönemi hatırlatan, daha doğrusu bu döneme ilişkin bir sergi bugün kara kışta, karda kışta açılıyor, birazdan açılacak; kara ve soğuğa rağmen belki İstanbullu sanatseverlerin bir kısmı Topkapı Müzesi hazine dairesine gidecekler ve orada Lale Devrinden, o dönem yapılmış Vanmour ve Levni’nin işlerini birarada görecekler. Bu sergiden ben haftanın sergisi olarak söz etmek istedim bugün.

 

Bununla birlikte Pazartesi günü bir başka sergi açılacak, bu sefer İstanbul’un bir başka ucunda, Boğaz’da. Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesinde Pazartesi günü açılacak olan sergi "Mediciler’den Savoylar’a, Floransa Saraylarında Osmanlı Görkemi".

 

Dolayısıyla iki sergiyi bir arada, peşpeşe izlemek belki bize o eski güzel, görkemli İstanbul’dan unutulmaz enstantaneler, kareler, bilgiler, imajlar aktaracağı için kendimi çok mutlu hissediyorum, bu iki sergiyi birbiri peşisıra görebilme şansına eriştiğimiz için.

 

Aslında bu şansa eriştiğimizden hareketle bir başka şey söylemek istiyorum, her fırsatta yeniden dile getirmekte yarar görüyorum: böyle büyük kurumlar, finans kurumları, endüstri, sanayi kurumları kültürün devamlılığı, kültürün nesilden nesile akabilmesi için özel galerilerin hiçbir zaman baş edemeyeceği bu tür organizasyonları gerçekleştirmekle sorumlular, diye düşünüyorum. Onların faaliyetleri, özel galerilerin, özel sergiler açanların yaptıklarıyla yarışmak olmamalı. Bu sergiler gibi Hollanda’nın Amsterdam kentinden Rijksmuseum’dan Vanmour’un buraya getirilmesi gibi ya da Mediciler’in saraylarından Osmanlı yapıtlarının getirilmesi gibi hakikaten altından kalkılması, zahmetli ve pahalı girişimleri ancak işte böyle büyük kurumlardan bekleyebiliyoruz. Onların da bu hizmetlerini hem teşekkürle ve takdirle karşılıyoruz, hem de onlardan bunların devamını bekliyoruz. Hakikaten, biliyorsun kültür tüketmesi ucuz ama gerçekleştirmesi pahalı bir şeydir.

 

ŞE: Son derece öyle. Peki bu iki sergide emeği geçen kurumlar hangileri?

 

HD: Bu Lale Devri dönemindeki iki sanatçıyla, Levni ve Vanmour sergilerinin gerçekleştirilmesinde büyük pay Koçbank’a gidiyor, yani Koçbank’ın sayesinde bu sergi gerçekleştirilmiş oluyor. Ama bu sergiyi gerçekleştiren iki kurum var, bir tanesi Amsterdam’daki Rijksmuseum, diğeri de Topkapı Sarayı Müzesi. Bununla ilgili de bugünkü Radikal gazetesinde Evrim Altuğ’un bir yazısı vardı, oradan da bir iki alıntı yaparak bu sergiyi birazcık daha tanıtmış olalım.

Evrim diyor ki: “Lale devrinin ecnebi görgü tanığı Fransız kökenli saray ressamı Jean-Baptiste Vanmour resmettiği İstanbul’a ve Topkapı Sarayı’na geri döndü.” 

 

Hakikaten enteresan; Vanmour 28 yaşında gelmiş İstanbul’a ve ölene kadar da burada yaşamış. Önce o günlerdeki İstanbul’daki Hollanda elçisini resmetmiş ilk çalışması olarak, sonra da Saray’dan görüntüler yapmış ömrünün sonuna kadar. Bu sergideki eserler bir kitapta bütünleştirilmiş, Koçbank ve Rijksmuseum ile işbirliği yaptığı sergi Vanmour’un İstanbul’da yaşadığı süre boyunca ortaya koyduğu 18. yüzyıl Osmanlı dönemi tabloları ile Saray’a geri dönüyor böylece. Bu sergi 15 Nisan’a kadar açık olacak Topkapı Sarayı hazine dairesinde. Hollanda Kültür Fonu, TC Kültür Bakanlığı, Topkapı Sarayı Müdürlüğü de destek vermişler sergiye.

Öte yandan Vanmour’un halen büyük bir bölümü Hollanda’daki müzede korunan eserleri de bu sergi nedeniyle 300 yılın yarattığı kirlilikten arındırılması için de Koçbank destek vermiş ve bu eserler sergilenmeden önce de Koçbank’ın desteğiyle de restore edilmişler. Bu restorasyon da bir restorasyon zaferi olarak anılıyor, görmek lazım.

 

“Çalışmalar genel deyişle Vanmour’a dönemin Hollanda elçisi Cornelis Colkeen tarafından diplomatik gerekçelerle sipariş edilen, anlatımcı Osmanlı yaşamı ve saray resimlerinden oluşuyor. Resimler Lale Devri’nin sonunu getiren Patrona Halil isyayından büyükelçi kabul törenlerine, kadınların lohusalık ziyaretlerinden Osmanlı’nın devlet büyüklerine ya da Mevlevi ayinlerine uzanan bir ayrıntı zenginliği içeriyor. Hollanda elçiliğinin baş ressamı Valenciennes doğum Jean-Baptiste Vanmour’un İstanbul’a ilk dönemin Fransız elçisi Marquiz de Ferrier’in eşliğinde tam 28 yaşında ayak basmış olduğunu öğreniyoruz. Ölünceye kadar İstanbul’u terk etmeyen sanatçının imzaladığı yapıtlarının en erken tarihi ise kayıtlarda 1711 olarak görülüyor. Vanmour’un ilk resmi gerçekten resmi bir belge, Hollanda büyükelçisi Colkehn’in talimatıyla Sultan II. Ahmet’e büyükelçinin sunduğu güven mektubu törenini resimleyerek ilk eserlerini 30’lu yaşlarının sonlarında yapmaya başlayan sanatçı, sultanların, veziri azamların resimlerini öyle ustaca yapıyor ki elçi Colkeen 'artık tamam' diyerek Vanmour’dan Osmanlı’da günlük hayata dair ne varsa tuvaline yansıtmasını buyuruyor. Bir İstanbul aşığı olan Vanmour’un inanılmaz derecede detaylı çalışmalarını biraraya getiren bu tarihi sergiyle Topkapı Sarayı’na sinen bir zaman yolculuğunun tılsımlı kapısı da açılmış oluyor” diyor Evrim Altuğ.

 

ŞE: Döneme ait bir fotoğraf sergisi gibi.

 

HD: Galiba öyle bir şey. Evrim’in yazısından da anlaşıldığı kadarıyla biz 1700’lerin ortasından itibaren İstanbul Topkapı Sarayı’ndaki gündelik hayata dair de neredeyse bir fotoğraf belgesi izlemek şansına erişeceğiz.

 

Pazartesi günü açılacak olan sergiden de kısaca haberdar edelim; Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesinde Akbank, İtalya Dışişleri Bakanlığının desteği ve İtalyan Kültür Merkezi'nin işbirliği ile "Mediciler’den Savoylar’a Floransa Saraylarında Osmanlı Görkemi" sergisi 22 Aralık Pazartesi günü saat 19.00’da üniversite müzesinde açılıyor.

 

(18 Aralık 2003 tarihinde Açık Radyo’da yayınlanmıştır.)